Çağdaş Türk Edebiyatı tek bir estetik anlayışla tanımlanabilecek homojen bir dönem değildir. Modernizmden postmodernizme, toplumcu gerçekçilikten bireysel anlatılara kadar farklı edebî yönelimlerin yan yana geliştiği geniş bir üretim alanını kapsar.

Kentleşme, modernleşme, siyasal ve toplumsal dönüşümler, göç, kimlik, bireyin yalnızlaşması, geçmişle hesaplaşma ve Türkiye’nin değişen kültürel yapısı dönemin edebiyatında farklı biçimlerde karşılık bulur.

Anlatı tekniklerinde de belirgin bir çeşitlilik görülür. Geleneksel gerçekçi anlatının yanında parçalı zaman, güvenilmez anlatıcı, üstkurmaca, metinlerarasılık, çoğul bakış açıları ve türler arasındaki sınırları belirsizleştiren yapılar öne çıkabilir.

Bu nedenle Çağdaş Türk Edebiyatı’nı yalnızca belirli bir tarih aralığı olarak değil, Türkiye’nin yakın dönem deneyiminin farklı anlatı biçimleri aracılığıyla yeniden düşünüldüğü geniş bir edebî alan olarak ele almak gerekir.