Hoşça Kal Berlin
Goodbye to Berlin
Christopher Isherwood
1930–1933 Berlin’indeki pansiyonlar, kabareler ve gündelik hayat çevresinde birbirine bağlanan anlatılar; Weimar Cumhuriyeti’nin son dönemini kişisel gözlem, geçici dostluklar ve yükselen siyasi karanlık üzerinden kaydeder.
Kitabın künyesi

Metnin içinde kalan iz.
1930–1933 Berlin’indeki pansiyonlar, kabareler ve gündelik hayat çevresinde birbirine bağlanan anlatılar; Weimar Cumhuriyeti’nin son dönemini kişisel gözlem, geçici dostluklar ve yükselen siyasi karanlık üzerinden kaydeder.
Bir toplumun büyük dönüşümünü insanlar ne zaman gerçekten fark eder: olaylar başladığında mı, gündelik hayat artık eskisi gibi sürdürülemediğinde mi?
Hoşça Kal Berlin, büyük tarihsel kırılmayı gündelik hayatın küçük işaretlerinden okumaya izin verdiği için Edebi Zihin’in Berlin cluster’ında güçlü bir karşı bakış oluşturuyor. Şehrin özgürlük, gece hayatı ve geçicilik duygusu yaklaşan baskıyla aynı kadrajda görünür.
Kitabın açtığı düşünceler.
Kimlik
Kimlik, yalnız “ben kimim?” sorusunun cevabı değildir. İnsan kendisini nasıl görür, başkaları onu nasıl tanımlar ve toplum ondan kim olmasını bekler? Edebizihin’de kimlik temasını bu çatışmaların içinden okuyoruz.
Özgürlük
Özgürlük, edebiyatta yalnızca hareket edebilmek değil; düşünmek, konuşmak, hatırlamak, seçmek ve insanın kendi iç dünyasını koruyabilmek meselesidir.
Yabancılaşma
Yabancılaşma, insanın yalnız çevresine değil; yaptığı işe, yaşadığı hayata ve bazen kendi benliğine bile uzak düşmesidir. Edebiyatta modern insanın en güçlü çatışmalarından biri olan bu duygunun farklı eserlerde aldığı biçimlerin izini sürüyoruz.
Modernleşme
Modernleşme, edebiyatta yalnız yeni kurumlar ya da yeni şehirler değildir; değişen hayat biçimlerinin insanın kendisini, ailesini, sınıfını ve geçmişini nasıl yeniden tanımladığı sorusudur.
Hoşça Kal Berlin çevresindeki yollar
Kitaptan yazara, yazardan temaya; aynı düşüncenin Edebi Zihin arşivindeki diğer duraklarına geç.
Kimlik
Kimlik, yalnız “ben kimim?” sorusunun cevabı değildir. İnsan kendisini nasıl görür, başkaları onu nasıl tanımlar ve toplum ondan kim olmasını bekler? Edebizihin’de kimlik temasını bu çatışmaların içinden okuyoruz.
Özgürlük
Özgürlük, edebiyatta yalnızca hareket edebilmek değil; düşünmek, konuşmak, hatırlamak, seçmek ve insanın kendi iç dünyasını koruyabilmek meselesidir.
Almanya
Almanca yazının, modern Avrupa düşüncesinin ve sınır aşan edebî karşılaşmaların güçlü bağlam coğrafyalarından biri.
Berlin
Geçici hayatların, anonim kalabalıkların ve sürekli yeniden kurulan kimliklerin modern Avrupa şehri.
