Alacakaranlık
Sâyerûşen
Sadık Hidayet
Sadık Hidayet’in yedi öyküsünü bir araya getiren Alacakaranlık; bilimsel ilerleme, arzu, şiddet, ölüm, inanç ve modernleşme karşısında insanın çelişkilerini araştırır.
Kitabın künyesi

Metnin içinde kalan iz.
Alacakaranlık, Sadık Hidayet’in 1933’te yayımlanan yedi öyküsünü bir araya getirir. Kitabın birbirinden farklı anlatı dünyalarında bilimsel ilerlemenin sınırları, insanın kendi kurduğu ideallere bağlanışı, şiddet, ölüm, inanç ve uygarlık eleştirisi öne çıkar. Öykülerin ortaklığı, aynı cevabı vermelerinde değil, insanın kendisini güvende hissetmek için kurduğu açıklamaları sınamalarındadır.
S.G.L.L. bilimsel müdahaleyle insanlığın geleceğini düzenleme düşüncesini sorgularken Perde Arkasındaki Bebek, idealize edilmiş bir görüntünün gerçek insan ilişkilerinin yerini almasını anlatır. Erkeğini Kaybeden Kadın, bağlılığın şiddet ve toplumsal koşullarla nasıl iç içe geçebildiğini gösterir. Dua ile Veramin Geceleri ise ölüm, yas ve inanç sorununa iki farklı anlatı yolu açar.
Son Gülüş ve İnsanın Ataları, kitabın yalnızca bireysel ruh hâllerine odaklanmadığını hatırlatır; geçmiş, tarih ve uygarlık üzerine kurulan kesinlikleri de tartışmaya açar. Böylece Alacakaranlık’ı yalnızca karamsarlık ekseninde okumak, öykülerin düşünsel çeşitliliğini daraltır.
Edebî Zihin’de bu kitabı, yedi öykünün birbiriyle konuştuğu bir bütün olarak ele alıyoruz. Ana inceleme, kitabın genel düşünsel haritasını çıkarırken dört destekleyici yazı belirli öykülere daha yakından bakar. Bu okuma, olay örgülerinin sonlarını gereksiz yere açıklamadan metinlerin temel sorularını izlemeyi amaçlar.
Esas alınan Türkçe baskı: Alfa Yayınları, Mehmet Çelik çevirisi, 2025, 176 sayfa. Kitabın ilk yayım yılı 1933’tür.
Alacakaranlık çevresindeki yollar
Kitaptan yazara, yazardan temaya; aynı düşüncenin Edebi Zihin arşivindeki diğer duraklarına geç.





