Doğa
Doğa; edebiyatta yalnızca bir manzara değil, insanın yaşamını, yalnızlığını, mücadelesini ve dünyayla kurduğu ilişkiyi biçimlendiren etkin bir anlatı unsurudur.

Doğa, edebiyatta çoğu zaman hikâyenin geçtiği bir arka plandan çok daha fazlasıdır. Toprak, deniz, orman, iklim, mevsimler ve hayvanlar; karakterlerin yaşam biçimlerini, duygularını ve hatta kaderlerini etkileyen anlatı unsurlarına dönüşebilir.
Bazı metinlerde doğa insana sığınacak bir alan sunarken bazılarında onun kırılganlığını hatırlatır. Kuraklık, fırtına, soğuk, verimli topraklar ya da uçsuz bucaksız bir deniz yalnızca fiziksel koşullar değildir; korku, umut, yalnızlık, özgürlük ve mücadele gibi duyguların da taşıyıcısı olabilir.
Doğa temasını merkezine alan eserlerde insanın çevresinden bağımsız düşünülemeyeceği fikri sık sık belirir. Yaşanan coğrafya, ekonomik koşullar ve doğal kaynaklar bireyin hayatını biçimlendirirken insanın doğaya müdahalesi de aynı dünyanın dengesini değiştirebilir.
Bu nedenle edebiyatta doğa, insan ile dünya arasındaki ilişkinin sınandığı bir alan hâline gelir. Bazen yaşamı mümkün kılan bir kaynak, bazen karşı konulamaz bir güç, bazen de insanın kendi iç dünyasını gördüğü bir ayna olarak karşımıza çıkar.
Bu düşünce hangi kitaplarda açılıyor?

Cennetin Doğusu
John Steinbeck’in Cennetin Doğusu, Salinas Vadisi’nde yolları kesişen Trask ve Hamilton ailelerinin kuşaklar boyunca süren hikâyesi üzerinden aile, kardeşlik, suçluluk, özgür irade ve insanın iyi ile kötü arasında yaptığı seçimleri araştıran büyük bir Amerikan romanıdır.
Kitaba git →
Uğultulu Tepeler
Emily Brontë’nin tek romanı Uğultulu Tepeler, Yorkshire bozkırlarında gelişen tutkulu ve yıkıcı ilişkiler üzerinden aşk, intikam, sınıf, aile ve özgürlük temalarını işleyen bir İngiliz edebiyatı klasiğidir.
Kitaba git →Bu temanın sesleri

Emily Brontë
Emily Brontë (1818–1848), İngiliz romancı ve şairdir. Tek romanı Uğultulu Tepeler ile tutku, yalnızlık, doğa ve yıkıcı bağlılık temalarını karanlık ve güçlü bir anlatımla işlemiştir.

John Steinbeck
John Steinbeck; Kaliforniya'nın tarlalarından Büyük Buhran'ın göç yollarına, Salinas Vadisi'nin aile hikâyelerinden insanın iyi ile kötü arasında yaptığı seçimlere uzanan edebî dünyasıyla 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının belirleyici yazarlarından biridir. 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Steinbeck, sıradan insanların hayatlarını emek, yoksulluk, aidiyet, doğa ve ahlaki seçim eksenlerinde anlatır.