Erken Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı, yalnız yeni bir devletin kuruluşuna eşlik eden metinlerden oluşmaz. Eski ile yeni arasındaki gerilimin gündelik hayata, şehre, aileye, kıyafete, dile ve bireyin kendisini algılama biçimine kadar yayıldığı bir dönüşüm alanıdır. Bu dönemin eserlerinde modernleşme çoğu zaman soyut bir fikir olmaktan çıkar; insanların nasıl yaşadığı, neyi arzuladığı ve hangi dünyaya ait hissettiği üzerinden görünür hâle gelir.