Beyaz Geceler’in en çarpıcı karşıtlıklarından biri küçük bir nesneyle kurulur: Nastenka’nın büyükannesi onun elbisesini kendi elbisesine iğneler. Nastenka fiziksel olarak başka bir bedene bağlanır. Hayalperest ise Petersburg sokaklarında bütünüyle serbesttir.
Yine de gerçek hayata doğru daha çok hareket eden karakter Nastenka’dır. Bu terslik, iki karakter arasındaki farkı ‘biri romantik, biri gerçekçi’ diye ayırmaktan daha güçlü bir soruya dönüştürür: Özgürlük yalnızca hareket edebilmek midir, yoksa belirsizliğe rağmen karar verebilmek de özgürlüğün parçası mıdır?
İğne sahnesi neden yalnız komik bir ayrıntı değil?
Büyükanne, Nastenka’yı göremediği için onu fiziksel olarak yanında tutmanın bir yolunu bulur: elbiseleri iğneyle birbirine bağlar. Nastenka çalışır, okur ve günlük işlerini onun yanında yapmak zorunda kalır. Kontrol mecazi değil; bedensel hareket alanına kadar iner.
Sahnenin komik tarafı denetimi hafifletmez. Nastenka bir kez yerine hizmetçi Fyokla’yı oturtup kaçmayı dener; büyükannesi uyanınca düzen bozulur. Daha sonra genç kiracının önünde iğneli olduğunu unutup ayağa kalkmaya çalışması ve büyükannesinin sandalyesini hareket ettirmesi, utancını görünür kılar.
Bu utanç yalnız ‘genç adam beni böyle gördü’ mahcubiyeti değildir. Nastenka’nın bağımsızlığının ne kadar sınırlı olduğunu, başka birinin bakışı altında ilk kez çıplak biçimde fark etmesidir.
Büyükanne yalnızca bir baskı figürü mü?
Metni güçlü yapan ayrıntılardan biri, büyükanneyi kolay bir kötü karaktere çevirmemesidir. Nastenka ona öfke duyar ama aynı zamanda bağlılık hisseder. Büyükanne gençleri kuşkuyla izler, onu kontrol eder; fakat evin maddi düzenini ayakta tutan ve zaman zaman Nastenka’yı dışarı çıkaran kişi de odur.
Tiyatro sahnesi bu karmaşıklığı gösterir. Kiracı önce Nastenka’yı gizlice dışarı davet ettiğinde Nastenka büyükannesini aldatmayı kabul etmez. Daha sonra kiracı daveti büyükanneyi de kapsayacak biçimde kurar ve üçü birlikte operaya gider. Nastenka’nın eyleme geçişi, her zaman ‘kaçmak’ biçiminde değildir; bazen kendi sınırlarını ihlal etmeden dış dünyaya açılmanın yolunu arar.
Kitaplar ve tiyatro Nastenka’nın hayal gücünü nasıl değiştiriyor?
Kiracı eve Walter Scott romanları ve Puşkin gönderir. Nastenka okur, sevdiği kitaplardan söz eder; tiyatroya gider ve yeni bir duygusal dünyanın içine girer. Fakat burada önemli ayrım şudur: Edebiyat Nastenka’yı bütünüyle hayata kapatmaz.
Bir dönem hayali evlilikler kuran Nastenka, okuma ve tanışma deneyimi ilerledikçe somut bir kişiye, somut bir karara ve somut bir geleceğe yönelir. Beyaz Geceler böylece ‘hayal kötüdür’ demez. Aynı hayal gücü iki karakterde farklı sonuçlar üretir: biri deneyime açılır, diğeri deneyimin yerine geçebilir.
Nastenka ne zaman gerçekten risk alıyor?
Kiracının Petersburg’dan ayrılacağını öğrendiğinde Nastenka yalnız üzülmekle kalmaz. Eşyalarını toplar ve onun odasına çıkar. Bu girişim başarının garantisini taşımaz; tam tersine reddedilme ihtimalini göze alır.
Bir yıl sonra beklediği dönüş gerçekleşmediğinde de pasif kalmaz. Haber almak için mektup planı kurar ve Hayalperest’ten yardım ister. Nastenka’nın eylemleri zaman zaman aceleci, zaman zaman duygusal olabilir; ama ortak özellikleri, sonucu yalnız zihninde kurmak yerine dünyada bir karşılık aramasıdır.
Hayalperest neden onun tam karşısında duruyor?
Hayalperest’in önünde aynı türden fiziksel engeller yoktur. Şehirde dolaşabilir, istediği yere gidebilir, kimse onu başka bir bedene iğnelemez. Buna rağmen yıllarca insanlarla konuşmayı, aşık olmayı ve farklı hayatlar yaşamayı zihninde prova eder.
Nastenka’nın tutsaklığı dışarıdan gelir; Hayalperest’inki büyük ölçüde içeriden örgütlenir. Bu yüzden iki karakter birbirinin basit zıttı değildir. Biri tamamen özgür, diğeri tamamen tutsak değildir. Dostoyevski iki farklı bağlılık biçimini yan yana koyar.
Nastenka neden yalnız ‘aşk nesnesi’ değildir?
Çünkü Hayalperest’in hikâyesine bütünüyle uymaz. Kendi geçmişini anlatır, başka birini sevdiğini açıklar, yardım ister, umutlanır, hayal kırıklığı yaşar ve sonunda kendi seçimini yapar. Onu gerçek kılan, anlatıcının idealine direnebilmesidir.
Hayalperest’in zihninde kurulmuş bir kadın olsa onun kararları anlatının ihtiyaçlarına göre değişebilirdi. Nastenka ise anlatının içinde bağımsız bir merkezdir. Hayalperest’in acısının gerçek olması, Nastenka’nın kendi hayatını seçme hakkını ortadan kaldırmaz.
Peki hangisi gerçekten daha özgür?
Metin bu soruya tek cümlelik cevap vermez. Nastenka’nın bedensel ve ekonomik hareket alanı sınırlıdır; Hayalperest ise fiziksel olarak serbest fakat gerçek yaşamla temas kurmakta zorlanır.
Edebi Zihin açısından iğnenin gücü burada: görünür bağ ile görünmez bağı aynı kareye sokar. Nastenka’nın elbisesindeki iğne çıkarılabilir. Hayalperest’in zihnindeki bağ ise ancak hayatın belirsizliğine tekrar tekrar girerek çözülebilir. Dört gece boyunca bunu yapmaya yaklaşır; final, başarıp başaramadığını açık bırakır.
Nastenka ile Hayalperest arasındaki özgürlük gerilimini bütün dosya içinde görmek için Beyaz Geceler ana incelemesine dönebilir; ardından Hayalperest’in sevme biçimine ile dosyanın başka bir damarına geçebilirsiniz.




