Fatih-Harbiye dosyası romanı yalnız Doğu ile Batı arasında kalmış bir genç kızın hikâyesi olarak okumuyor. Neriman’ın Harbiye arzusu önce fikirden değil; ışık, otomobil, balo, kıyafet, parfüm, müzik ve sınıfsal görünürlük vaadinden doğuyor. Başka bir kültür kadar başka bir hayat ihtimalini de istiyor.
Tramvay bu çatışmanın merkezinde: aynı kadının bedenini aynı şehir içinde iki farklı sosyal ve duyusal rejime tekrar tekrar taşıyor. Roman ise bu hareketi sonunda güçlü bir ideolojik çözüme bağlayarak Neriman’ın hangi arzularının ‘sahici’, hangilerinin ‘yüzeysel’ sayılacağına da karar veriyor.
Pillar yazı Neriman’ın başka hayat arzusunu açıyor. Supporting okumalar tramvay ve mekânın kimlik üretimini, kadın arzusunun neden medeniyet krizine dönüştüğünü, müziğin Doğu-Batı ayrımındaki işitsel işlevini ve Şinasi-Macit ikiliğinin aslında iki farklı gelecek ihtimali taşımasını ayrı tezlerle inceliyor.