Uğultulu Tepelerde intikam, tek bir olayın ardından başlayan ani bir öfke değildir. Heathcliff’in çocukluğunda yaşadığı dışlanma, aşağılanma ve güçsüzlük yıllar boyunca birikir; geri döndüğünde ise kişisel kırgınlığın sınırlarını aşarak insanların evliliklerini, miraslarını, eğitimlerini ve geleceklerini belirleyen bir düzene dönüşür.

Heathcliff’in hikâyesini bu yüzden yalnızca “kendisine kötülük yapanlardan intikam alan adam” biçiminde okumak eksik kalır.

Asıl soru şudur:

Heathcliff kendisine yapılanların hesabını sormaya çalışırken hangi noktada geçmişin mağduru olmaktan çıkıp aynı düzenin taşıyıcısına dönüşür?

Emily Brontë’nin romanı bu soruya kolay bir cevap vermez. Heathcliff’in uğradığı haksızlıkları görünür kılar; fakat bu haksızlıkların ona başkalarının hayatını yıkma hakkı verdiğini de söylemez.

Spoiler uyarısı: Bu yazı romanın önemli olaylarını, Heathcliff’in intikam planını ve ikinci kuşağın hikâyesini açık biçimde ele almaktadır.

Uğultulu Tepeler’de intikam nerede başlıyor?

Heathcliff’in intikamını anlamak için önce onun Wuthering Heights’a nasıl geldiğine bakmak gerekir.

Bay Earnshaw, Liverpool’dan dönerken yanında ailesi ve geçmişi bilinmeyen bir çocuk getirir. Çocuğa Heathcliff adı verilir ve Earnshaw ailesinin evinde yaşamaya başlar.

Catherine kısa sürede Heathcliff’le yakınlaşırken Hindley onu başından itibaren bir rakip gibi görür. Bay Earnshaw’ın Heathcliff’e gösterdiği ilgi, Hindley’nin kıskançlığını daha da artırır.

Bay Earnshaw hayattayken Heathcliff’in evde belirli bir koruması vardır.

Fakat ölümünün ardından güç dengesi tamamen değişir.

Wuthering Heights’ın kontrolünü ele geçiren Hindley, Heathcliff’i aile içinde eşit kabul etmek yerine onu eğitimden uzaklaştırır ve daha düşük bir sosyal konuma iter.

Heathcliff’in yaşadığı aşağılanma böylece yalnızca kişisel değildir.

Evdeki yeri değişir.

Eğitim hakkı değişir.

Gelecek ihtimalleri değişir.

Bir zamanlar Catherine’le aynı dünyanın içinde büyüyen çocuk, giderek o dünyanın dışına itilir.

Heathcliff neden Hindley’den intikam almak istiyor?

Hindley, Heathcliff açısından yalnızca sevmediği bir aile üyesi değildir. Onun güçsüzlüğünü somutlaştıran kişidir.

Heathcliff’in sosyal konumunu düşüren, onu eğitimden uzaklaştıran ve Wuthering Heights’taki yaşamını aşağılanmayla ilişkilendiren temel figür Hindley’dir.

Bu yüzden Heathcliff yıllar sonra geri döndüğünde Hindley’den intikam almak yalnızca geçmişteki kötü davranışların karşılığını vermek anlamına gelmez.

Güç ilişkisini tersine çevirmek ister.

Bir zamanlar Hindley’nin insafına bağlı olan Heathcliff, bu kez Hindley’yi kendisine bağımlı hâle getirir.

Romanın intikam anlayışındaki ilk önemli dönüşüm burada başlar:

Heathcliff geçmişi ortadan kaldırmaya çalışmaz; geçmişteki rolleri tersine çevirmeye çalışır.

Catherine’in seçimi Heathcliff’in intikamını nasıl değiştiriyor?

Heathcliff’in yaşadığı dışlanmanın sınıfsal boyutu Catherine’in Edgar Linton’la evlenme kararında daha da görünür hâle gelir.

Catherine’in Heathcliff’e duyduğu bağ güçlüdür. Fakat Edgar ona Heathcliff’in sağlayamadığı toplumsal güvenliği, statüyü ve kabulü sunar.

Catherine’in Nelly Dean’le yaptığı konuşmada Heathcliff’le evlenmenin kendi toplumsal konumunu aşağı çekeceğini düşünmesi, Heathcliff açısından yalnızca romantik bir reddedilme değildir.

Çocukluğundan beri hissettiği “ait olmama” duygusunun yeniden doğrulanması gibidir.

Heathcliff konuşmanın tamamını dinlemeden Wuthering Heights’tan ayrılır.

Burada Catherine’i kaybetme korkusu ile sınıfsal aşağılanma birbirine karışır.

Heathcliff’in sonraki yıllardaki öfkesi bu nedenle tek bir kaynaktan beslenmez.

Catherine vardır.

Hindley vardır.

Sınıf vardır.

Aidiyet vardır.

Ve hepsinin altında, hayatının başkalarının kararlarıyla belirlendiği duygusu vardır.

Heathcliff geri döndüğünde ne değişiyor?

Heathcliff birkaç yıl boyunca ortadan kaybolur.

Geri döndüğünde artık Wuthering Heights’tan kaçan güçsüz genç değildir. Ekonomik olarak güç kazanmış, görünüşünü ve toplumsal konumunu değiştirmiştir.

Roman onun servetini tam olarak nasıl kazandığını açıklamaz.

Önemli olan başka bir şeydir:

Heathcliff artık kendisine hükmeden insanlarla aynı güç alanına girebilir.

Fakat bu güç ona yeni bir hayat kurma imkânı sunduğu kadar geçmişin hesabını açma imkânı da verir.

Heathcliff ikinci yolu seçer.

Ve intikam bu noktadan sonra yalnızca duygusal olmaktan çıkar.

İntikam nasıl duygudan sisteme dönüşüyor?

Heathcliff’in en dikkat çekici özelliklerinden biri intikamını yalnızca öfke patlamalarıyla gerçekleştirmemesidir.

Zamanla çok daha maddi araçlar kullanmaya başlar.

Borç.

Mülkiyet.

Miras.

Evlilik.

Eğitim.

Bir zamanlar bu yapıların dışında bırakılan Heathcliff, geri döndüğünde aynı yapıların nasıl kullanılabileceğini öğrenmiştir.

Hindley’nin borçlarını kendi lehine kullanır.

Isabella’yla kurduğu evlilik Edgar Linton’ın ailesine ulaşmasını sağlar.

Kendi oğlu Linton ile genç Cathy’nin evliliği ise Thrushcross Grange üzerindeki kontrolünü genişletmenin aracına dönüşür.

Böylece Heathcliff’in intikamı yalnızca “senden nefret ediyorum” biçimindeki kişisel bir düşmanlık değildir.

İnsanların hayatlarını belirleyen düzen üzerinde hâkimiyet kurma girişimidir.

Borç ve mülkiyet neden önemli?

Wuthering Heights’ın intikam anlatısında evler yalnızca olayların geçtiği mekânlar değildir.

Gücü temsil ederler.

Hindley, karısının ölümünün ardından giderek borç içine girerken Heathcliff ona para vermeye başlar. Bu ekonomik bağımlılık zamanla Wuthering Heights’ın kontrolünün Heathcliff’e geçmesinin yolunu açar.

Bir zamanlar o evde aşağılanan çocuk, yıllar sonra evin hâkimi olur.

Bu durum yüzeyde güçlü bir tersine dönüş gibi görülebilir.

Fakat Brontë burada intikamın sınırını da gösterir.

Wuthering Heights’ı elde etmek Heathcliff’in geçmişini değiştirmez.

Çocukluğunda yaşadıklarını ortadan kaldırmaz.

Catherine’i geri getirmez.

Sadece ona başka insanların hayatını kontrol etme gücü verir.

Isabella neden Heathcliff’in intikamının parçası oluyor?

Isabella Linton, Heathcliff’e çocukluğunda kötülük yapan kişilerden biri değildir.

Buna rağmen onun intikamının doğrudan hedeflerinden biri hâline gelir.

Bu ayrıntı önemlidir.

Çünkü Heathcliff’in intikamının zamanla adalet arayışından uzaklaştığını gösterir.

Isabella’nın Heathcliff’e duyduğu ilgi başlangıçta romantiktir. Fakat Heathcliff bu ilgiyi Catherine ve Edgar’la ilişkili hesaplarının içine dahil eder.

Isabella’yla evlenir; fakat ona sevgiyle yaklaşmaz.

Isabella böylece kendisinin başlatmadığı bir çatışmanın bedelini öder.

Heathcliff’in geçmişte yaşadığı haksızlık ile Isabella’ya yaptıkları arasında doğrudan bir karşılık yoktur.

İntikam artık yalnızca suçlu gördüğü insanlara yönelmemektedir.

Çevrelerindeki insanlara da yayılmaktadır.

Hareton: Heathcliff kendi geçmişini neden tekrar ediyor?

Heathcliff’in intikamının en çarpıcı sonucu Hareton Earnshaw’ın hikâyesinde ortaya çıkar.

Hareton, Hindley’nin oğludur.

Yani Heathcliff’i çocukluğunda aşağılayan adamın çocuğu.

Hindley, Heathcliff’i eğitimden uzaklaştırmış ve kendi evinde daha aşağı bir konuma itmişti.

Heathcliff yıllar sonra Hareton’a çok benzer bir şey yapar.

Onu yeterli eğitimden mahrum bırakır.

Kendi ailesinin mirasına sahip olabilecek bir çocuğu, o mirasın içinde güçsüz bırakır.

Burada intikamın en karanlık noktalarından biri görünür hâle gelir.

Heathcliff artık Hindley’den yalnızca intikam almamaktadır.

Hindley’nin yöntemini yeniden üretmektedir.

Bir zamanlar kendisini yaralayan davranış, onun elinde başka bir çocuğun hayatını biçimlendiren yönteme dönüşür.

Heathcliff geçmişi yenmemiştir.

Geçmişin rol dağılımını değiştirmiştir.

Bu kez güçlü olan kendisidir.

Heathcliff ne zaman mağdur olmaktan çıkıyor?

Romanın en zor sorularından biri budur.

Heathcliff’in çocukluğunda uğradığı haksızlıklar gerçektir.

Dışlanmıştır.

Aşağılanmıştır.

Eğitimden uzaklaştırılmıştır.

Sevdiği kişinin başka biriyle evlenmesinde sınıfsal konumunun etkisini görmüştür.

Brontë bu geçmişi ortadan kaldırmaz.

Fakat Heathcliff’in sonraki davranışlarını yalnızca bu geçmişle açıklayıp aklamaz da.

Heathcliff güç kazandığında artık seçim yapabilecek durumdadır.

Ve sahip olduğu gücü başkalarının hayatını kısıtlamak için kullandıkça romandaki konumu değişir.

Bir insan aynı anda geçmişte mağdur olmuş ve bugün başkasına zarar veren kişi olabilir.

Uğultulu Tepelerin rahatsız edici taraflarından biri tam olarak budur.

Geçmişte uğranılan haksızlık, gelecekte yapılan her şeyi otomatik olarak haklı çıkarmaz.

Cathy ve Linton neden Heathcliff’in planının parçası oluyor?

Heathcliff’in intikamı ikinci kuşakta daha da sistematik hâle gelir.

Edgar ile Catherine’in kızı Cathy, ilk kuşaktaki çatışmaların hiçbirini başlatmamıştır.

Linton Heathcliff de babasının geçmişte yaşadığı olaylardan sorumlu değildir.

Buna rağmen iki genç insan Heathcliff’in mülkiyet ve miras hesaplarının merkezine çekilir.

Heathcliff Cathy ile kendi oğlu Linton’ın evlenmesini ister.

Bu evlilik duygusal bir birliktelikten çok Thrushcross Grange’ın geleceği üzerinde kontrol sağlayabilecek bir araç hâline gelir.

Heathcliff böylece bir zamanlar kendisini dışlayan iki büyük hanenin de kaderini belirleyen kişi olur.

Fakat bunun bedelini ödeyenler yalnızca Hindley ya da Edgar değildir.

Onların çocuklarıdır.

İntikam burada geçmişe cevap vermekten tamamen çıkar.

Geleceği cezalandırmaya başlar.

Heathcliff’in intikamı ona ne kazandırıyor?

Maddi açıdan bakıldığında çok şey.

Wuthering Heights üzerinde hâkimiyet kurar.

Thrushcross Grange’ın geleceğini kontrol eder.

Hindley’nin ailesini güçsüz bırakır.

Edgar’ın ailesinin kaderine müdahale eder.

Bir zamanlar dışına itildiği sosyal düzenin merkezine yerleşir.

Fakat romanın duygusal hesabı farklıdır.

Heathcliff bütün bunları elde ederken Catherine hâlâ ölüdür.

Geçmiş değişmemiştir.

Çocukluğu geri gelmemiştir.

Aldığı intikam kaybını ortadan kaldırmamıştır.

Bu nedenle Heathcliff’in başarısı giderek boşalmaya başlar.

İntikam ona güç verir; fakat aradığı geçmişi geri vermez.

Heathcliff neden intikam almaktan vazgeçmeye başlıyor?

Romanın sonlarına doğru Heathcliff’in davranışında belirgin bir değişim görülür.

Yıllarca büyük bir dikkatle sürdürdüğü intikam planlarına ilgisini kaybetmeye başlar.

Bunun önemli nedenlerinden biri Cathy ile Hareton arasındaki yakınlıktır.

Heathcliff onların yüzlerinde ve davranışlarında geçmişten izler görür.

Fakat aynı zamanda kendi kurduğu düzenin onun iradesi dışında değişmeye başladığını da fark eder.

Cathy ile Hareton arasındaki ilişki, ilk kuşağın tekrarına dönüşmez.

Hareton Heathcliff değildir.

Cathy de annesi Catherine’in hayatını aynen tekrar etmez.

Heathcliff yıllarca geçmişi yeniden üretmeye çalışmıştır.

İkinci kuşak ise geçmişi başka biçimde devam ettirme ihtimali yaratır.

Cathy ve Hareton intikam döngüsünü nasıl kırıyor?

Cathy ile Hareton’ın ilişkisi başlangıçta uyumlu değildir.

Cathy, Hareton’ın eğitimsizliğiyle alay eder. Hareton da ona karşı gururlu ve sert davranır.

Bu haliyle ilişki ilk kuşağın sınıfsal yaralarını yeniden üretebilecek gibi görünür.

Fakat zamanla başka bir şey olur.

Cathy Hareton’a yaklaşır.

Ona okumayı öğretmeye başlar.

Hareton öğrenmeye açık davranır.

Birinci kuşakta eğitim bir insanı aşağıda tutmanın araçlarından biri olmuştu.

İkinci kuşakta ise eğitim iki insanı birbirine yaklaştıran bir şeye dönüşür.

Bu karşıtlık tesadüfi değildir.

Heathcliff kendisine yapılanı Hareton üzerinde tekrarlamıştır.

Cathy ise bu tekrarın içine başka bir hareket yerleştirir.

Yarayı yeniden üretmek yerine onu onarmaya yaklaşır.

Romanın intikam döngüsü büyük bir kahramanlık hareketiyle değil, tam da böyle küçük bir değişimle kırılmaya başlar.

Uğultulu Tepeler intikam hakkında ne söylüyor?

Uğultulu Tepeler intikamı basit biçimde “kötü bir duygu” olarak anlatmaz.

Heathcliff’in öfkesinin nereden geldiğini gösterir.

Onun uğradığı aşağılanmayı görünür kılar.

Okurun Heathcliff’in neden öfkelendiğini anlamasına izin verir.

Fakat anlamak ile haklı çıkarmak arasında bir sınır bırakır.

Heathcliff güçsüzken sistemin kurbanıdır.

Güç kazandığında ise aynı sistemin araçlarını kullanmaya başlar.

İşte romanın intikam fikrinin en sert tarafı burada ortaya çıkar:

İnsan kendisine yapılan kötülüğe benzemeye başlayabilir.

Heathcliff’in trajedisi yalnızca Catherine’i kaybetmesi değildir.

Yalnızca Hindley tarafından aşağılanması da değildir.

Asıl trajedi, geçmişin onu o kadar güçlü biçimde belirlemesidir ki bir süre sonra kendi hayatını geçmişe cevap vermek dışında başka bir şeye dönüştüremez.

İntikam onun geçmişe bağlanma biçimi hâline gelir.

Heathcliff’in intikamı neden geçmişi değiştirmiyor?

Çünkü intikam geçmiş üzerinde değil, yalnızca bugün yaşayan insanlar üzerinde etkili olabilir.

Heathcliff Hindley’yi yenebilir.

Wuthering Heights’ı elde edebilir.

Edgar’ın ailesinin geleceğini kontrol edebilir.

Hareton’ın eğitimini engelleyebilir.

Cathy’nin hayatına müdahale edebilir.

Fakat Catherine’le birlikte geçirdiği çocukluğu değiştiremez.

Kendisine yapılan aşağılamayı yaşanmamış hâle getiremez.

Catherine’i geri getiremez.

İntikamın paradoksu burada ortaya çıkar:

Heathcliff geçmiş üzerinde güç kazanmak isterken yalnızca geleceğe zarar verebilir.

Ve geleceğe verdiği zarar arttıkça geçmişin hayatındaki etkisi azalmak yerine daha da büyür.

Heathcliff’in gerçek yenilgisi nedir?

Heathcliff roman boyunca pek çok kişiyi yenilgiye uğratır.

Hindley ekonomik olarak çöker.

Isabella onun kurduğu evlilikten kaçar.

Edgar ailesini Heathcliff’in etkisinden tamamen koruyamaz.

Wuthering Heights ve Thrushcross Grange Heathcliff’in hâkimiyetine girer.

Fakat bütün bu zaferlerin sonunda Heathcliff’in aradığı şey hâlâ yoktur.

Catherine.

Bu yüzden onun gerçek yenilgisi başkalarına karşı değildir.

Geçmişi bugünün üzerine kurarak yaşamaya devam etmesidir.

Romanın sonlarına doğru intikamın anlamını kaybetmesi de bundan kaynaklanır.

Hedeflerine ulaştıkça daha huzurlu olmaz.

Aksine, Catherine’in yokluğuna daha fazla yaklaşır.

İntikam mı, tekrar mı?

Uğultulu Tepelere yalnız intikam hikâyesi dediğimizde bir şey eksik kalır.

Çünkü romanın asıl meselesi yalnızca Heathcliff’in karşılık vermesi değildir.

Tekrar etmesidir.

Hindley onu aşağılar.

Heathcliff Hareton’ı aşağılar.

Heathcliff’in geleceği elinden alınır.

O da başkalarının geleceğini kontrol etmeye çalışır.

Kendisini güçsüz bırakan sınıfsal ve ekonomik düzeni yıkmak yerine aynı araçları bu kez kendi lehine kullanır.

İntikam böylece geçmişe verilmiş bir cevap olmaktan çıkar.

Geçmişin devam etme biçimine dönüşür.

Cathy ile Hareton’ın önemi ise burada ortaya çıkar.

Onlar geçmişi silemezler.

Heathcliff’in yaptıklarını geri alamazlar.

Fakat aynı hareketleri tekrar etmek zorunda olmadıklarını gösterebilirler.

Ve belki de Emily Brontë’nin intikam hakkında bıraktığı en güçlü düşünce budur:

Geçmişten kurtulmak, onu yenmekten çok onu yeniden üretmemeyi öğrenmekle mümkündür.